BirGün | Söyleşi: Ebru Çelik
İktidarın yaptığı yasal düzenlemelerle önü açılan maden şirketleri ülkenin dört bir tarafını kuşattı. Son 3 yılda yapılan 2 bin 372 ihaleyle 2 milyon 9 bin 245 hektarlık alan maden şirketlerine peşkeş çekildi.
Polen Ekoloji Kolektifi’nin Maden ve Petrol İşletme Genel Müdürlüğü (MAPEG) verileri üzerinden hazırladığı kapsamlı analiz, ülke topraklarının bir avuç şirket tarafından saldırı altında olduğunu gözler önüne serdi. Kolektif’in MAPEG verileri üzerinde çıkardığı ruhsatlandırma haritaları, tarım arazilerinin, su havzalarının, meraların, ormanların sermayeye devredildiğini gösterdi.
2 milyon hektar peşkeş çekildi
Polen Ekoloji ekibinin yaptığı çalışma, 2023’ten bu yana açılan yeni maden sahası ihalesi 2 bin 372’yi bulurken, satılan ruhsat alanı ihale sayısı ise 1032 oldu. İhaleye açılan alanın genişliği Manisa’nın yüz ölçümünden daha büyük, yani 1 milyon 374 bin 140 hektar. Satılan toplam alan ise Tekirdağ’ın yüz ölçümünün üstünde, 635 bin 105 hektar olarak kaydedildi.
Ekstraktivizm rejimi oluştu
Polen Ekoloji’den çalışmayı yürüten Levent Büyükbozkırlı, Umut Şener ve Derya Sever, enerji ve maden politikalarının sermayenin krizden çıkış stratejisi hâline geldiğini vurgulayarak şu değerlendirmeyi yaptı: “Türkiye’de kapitalist–emperyalist sermayenin taleplerini karşılayan iktidar politikaları, ülkenin tamamında yağma, talan ve cinayetlerde vücut bulan yeni bir ekstraktivizm rejimi oluşturdu. Bu rejim yalnızca çevre tahribatı yaratmıyor; vahşi emek sömürüsü, köysüzleştirme ve halk sağlığını tehdit eden boyutlarıyla toplumsal yaşamı da çökertiyor.”
Yaşam savunucuları, Temmuz 2025’te çıkarılan ve “süper izin yasa” olarak tanımlanan torba yasanın bu süreci hızlandırdığını belirterek şunları ekledi: “Bu yasa ile MAPEG’e sınırsız yetkiler verildi. Doğaya karşı işlenen suçlarda sermaye korunuyor; halkın, toprağın ve suyun geleceği gözden çıkarılıyor.”
Not: Ekstraktivizm, doğal kaynakların (maden, petrol, orman, su vb.) aşırı ve kontrolsüz bir şekilde çıkarılarak ekonomik kazanç elde edilmesine dayanan, çoğu zaman çevre tahribatına ve toplumsal eşitsizliğe yol açan bir ekonomik modeldir.
32 bin 540 hektar ruhsat almış
2023-2024-2025 yıllarında MAPEG’in düzenlediği ihalelerde en çok ruhsat alan şirket 32 bin 540 hektar ile Palye Madencilik oldu. Palye Madenciliği 26 bin 739 hektarlık ruhsat alanı ile Caymaz Madencilik şirketi takip etti.

Talanın büyüklüğü Amasya kadar
LEVENT BÜYÜKBOZKIRLI, tahribarın büyüklüğünü veriler ile anlattı. Veriler şu şekilde:
- Son 3 yılda ruhsat verilen 4. grup mega maden sayısı: 297 (598 bin hektar)
- 1 ve 2. grup maden sayısı ise: 532 (67 bin hektar) Tabloya ilişkin değerlendirme yapan Büyükbozkırlı, şu ifadeleri kullandı: “3 yılda, 598 bin hektarlık, 837 bin futbol sahası büyüklüğünde alan, maden faaliyetleriyle yok edildi. Bu rakamlar Amasya ilinin tamamı kadar bir yüzölçümüne denk geliyor. Ortalama bir mega madenin atıkları ve zehirli atıkları nereye dökülüyor, bilinmiyor. 10 şirket bir mega maden faaliyeti yürüyor. Bizim yorumumuz ise; bu sektörde bir rekabet yok. Tamamen devlet-şirket ilişkisi el ele.”
MAPEG’e sınırsız yetki
DERYA SEVER ise şu değerlendirmede bulundu:
“Türkiye’de kapitalist- emperyalist sermayenin isteklerine cevap veren bir iktidarın yönetimde olması da bu sürecin Maden talanında somutlanan ekstraktivizm; yarattığı sonuçlar ve olası sonuçları yanıyla sadece doğada ve çevresel sakatlanma/ tahribat değil; başta vahşi emek sömürüsü, köysüzleştirme ve işçi/halk sağlığını tehdit eden boyutları ile toplumsal yaşamdaki bozucu, yıkıcı etkileriyle de ele alacağımız bütünlüklü bir kavram. Bu zorunluluk, sermayeye sağladığı kolaylıklar sebebiyle ‘süper izin yasası’ dediğimiz Temmuz 2025’teki son torba yasa ile somut hale geldi. Doğaya, çevreye karşı suçlarda fail olan sermayenin, tetikçisi olarak MAPEG adeta sınırsız yetkilerle donatıldı.”
Halk yoksullaştırılıyor
UMUT ŞENER, gözden çıkarılan kentlere ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi:
“Diyarbakır yayla ve mera alanlarıyla dolu; Dicle başta olmak üzere tüm su kaynakları tehlikede ve amaç halkı yoksullaştırıp yerinden etmektir. Erzurum fay hatlarının bulunduğu çok hassas bir bölge; yapılacak her kazı jeolojik yapıyı bozacak ölçüde tahribat yaratır. Malatya’da kuraklık ve deprem sonrası kayıplar ortadayken madencilik üretimin önüne geçmiş durumda. Bitlis’te endemik türlerin gen kaynağı yok oluyor, iklim dengesi bozuluyor. Sivas’ta yıpranmış toprakların madencilikle tamamen ölmesi riski var; kent adeta ihanet edilmiş durumda. Van’da biyoçeşitlilik ve su kaynakları madenler için karış karış
feda ediliyor.”
Gözden çıkarılan kentler
Polen Ekoloji, MAPEG çalışmasını il bazında da yürüttü. 81 il üzerinde 2023-2025 arası çalışma yapan örgüt, MAPEG verilerinde öne çıkan kentleri sıraladı. Polen Ekoloji Örgütü’nden Umut Şener ise öne çıkan kentlere ilişkin değerlendirmede bulundu. Öne çıkan kentler şu şekilde sıralandı:
DİYARBAKIR
MAPEG, 2023 yılı başından bugüne kadar açtığı maden ihalelerinde Diyarbakır’da toplam 59 ayrı ruhsat sahasını satılığa çıkarıldı. Bunlardan 34 adet ruhsat sahasının 11 ayrı maden şirketine satışını gerçekleştirdi. İhalelerde satılığa çıkarılan ruhsat sahalarının toplam alanı 12 bin 140 hektar. Satılan ruhsat alanlarının toplam alanı ise 8 bin 684 hektar (12 bin 162 futbol sahası). Bu ruhsat alanlarının 3 tanesi bin hektarın üstünde mega-maden.
ERZURUM
3 yılda toplam 95 ayrı ruhsat sahasını satılığa çıkarıldı. Bunlardan 26 adet ruhsat sahasının 27 ayrı maden şirketine satışını gerçekleştirdi. İhalelerde satılığa çıkarılan ruhsat sahalarının toplam alanı 91 bin 039 hektar (127 bin 506 futbol sahası). Satılan ruhsat alanlarının toplam alanı ise 26 bin 163 hektar (36 bin 643 futbol sahası). Bu ruhsat alanlarının 14 tanesi bin hektarın üstünde mega-maden.
MALATYA
71 ayrı ruhsat sahasını satılığa çıkarıldı. Bunlardan 25 adet ruhsat sahasının 35 ayrı maden şirketine satıldı. İhalelerde satılığa çıkarılan ruhsat sahalarının toplam alanı 31 bin 705 hektar. Satılan ruhsatlar ise 10 bin 295 hektar.
BİTLİS
29 ayrı ruhsat sahasını satılığa çıkarıldı. 14 adet ruhsat sahasının 11 ayrı maden şirketine satıldı. Satılığa çıkarılan ruhsat sahalarının toplam alanı 34 bin 225 hektar. Satılan ruhsat alanları ise 19 bin 866 hektar.
BALIKESİR
28 ayrı ruhsat sahasını satıldı. Bunlardan 13 adet ruhsat sahasının 18 ayrı maden şirketine satışını gerçekleştirdi. İhalelerde satılığa çıkarılan ruhsat sahalarının toplam alanı 20.998 hektar. Satılan ruhsat alanları 11 bin 059 hektar.
KIRKLARELİ
Toplam 16 ayrı ruhsat sahasını satıldı. Ruhsat sahalarının toplam alanı 8 bin 246 hektar büyüklüğünde. Satılan ruhsat alanlarının toplam alanı ise 7 bin 107 hektar. Bu ruhsat alanlarının 2 tanesi bin hektarın üstünde mega-maden.
SİVAS
103 ayrı ruhsat sahası satıldı. Bunlardan 50 adet ruhsat sahasının 39 ayrı maden şirketine satışını gerçekleştirdi. İhalelerde satılığa çıkarılan ruhsat sahalarının toplam alanı 75 bin 454 hektar (105 bin 678 futbol sahası genişliğinde). Satılan ruhsat alanlarının toplam alanı ise 64 bin 405 hektar (90 bin 203 futbol sahası genişliğinde). Bu ruhsat alanlarının 19’u bin hektarın üstünde.
VAN
Toplam 44 ayrı ruhsat sahasını satılığa çıkardı. Bunlardan 16 adet ruhsat sahasının 14 ayrı maden şirketine satışını gerçekleştirdi. İhalelerde satılığa çıkarılan ruhsat sahalarının toplam alanı 36 bin 179 hektar (50 bin 671 futbol sahası). Satılan ruhsat alanlarının toplam alanı ise 15 bin 898 hektar, Bu ruhsat alanlarının 8 tanesi mega maden.
MARAŞ
Toplam 68 ayrı ruhsat sahasını satılığa çıkarıldı. Bunlardan 35 adet ruhsat sahasının 39 ayrı maden şirketine satışını gerçekleştirdi. İhalelerde satılığa çıkarılan ruhsat sahalarının toplam alanı 37 bin 734 hektar (52 bin 849 futbol sahası genişliğinde). Satılan ruhsat alanlarının toplam alanı ise 16 bin 906 hektar. Bu ruhsat alanlarının 8 tanesi bin hektarın üstünde mega-maden.
ŞIRNAK
27 ayrı ruhsat sahası satıldı. Satılığa çıkarılan ruhsat sahalarının toplam alanı 13 bin 438 hektar. Satılan ruhsat alanlarının toplam alanı ise 4 bin 092 hektar.

